Eylül penceresi biterken 12 Dev Adam adına söylenecek tek bir cümle vardı: iş bitti. A Milli Erkek Basketbol Takımı, FIBA 2027 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri ikinci turunda İzlanda deplasmanından 110-73 gibi net bir skorla döndü ve grup aşamasındaki serisini 8 maçta 8 galibiyete taşıdı. Bu sonuçla Katar’da düzenlenecek 2027 Dünya Kupası’na katılmaya hak kazanan ilk takım olduk. Dört maç kala biletin cepte olması, aslında bu takımın son bir yılda geldiği yeri özetliyor.
Pencerede ne oldu, tablo neyi gösteriyor?
Ergin Ataman yönetimindeki milliler, Eylül penceresini iki maçlı bir programla açtı. Önce sahamızda Litvanya’yı ağırladık, ardından deplasmanda İzlanda’ya konuk olduk. Litvanya karşısında alınan galibiyetin ardından İzlanda deplasmanı da kazanılınca elemelerdeki kayıpsız görüntü korundu. Grup lideri olarak dört maç öncesinden vizeyi almak, hem sportif hem de takvim açısından ciddi bir avantaj.
İzlanda maçının hikayesi ilk çeyrekte yazıldı. Milliler daha ilk on dakikada rakibini 33-14 gibi bir farkla geçti ve devreye 60-37 önde girdi. Üçüncü periyot bittiğinde skor 80-56’ydı, yani maç aslında çok erken koptu. Bu tempoyu bir formaliteye çevirmek, elemelerdeki en zorlu deplasmanlardan birinde bile rahat oynayabildiğimizi gösteriyor.
Grup aşamasında sekiz maçın tamamını kazanmak, tesadüfle açıklanabilecek bir istatistik değil. Hem sahamızda hem deplasmanda, hem güçlü rakiplere hem de kağıt üzerinde zayıf görünen ekiplere karşı aynı ciddiyetle oynanması, milli takımın zihinsel olgunluğunu da anlatıyor. Elemelerde en çok zorlanılan anların bile skora yansımadan çözülmesi, takımın maç yönetimi konusunda ne kadar geliştiğinin işareti.
Öne çıkan isimler
İzlanda karşısında hücum yükü tabana yayıldı. Kaptan Cedi Osman 17 sayıyla galibiyete liderlik ederken, Onuralp Bitim de 17 sayıyla aynı çizgide durdu ve özellikle ikinci çeyrekteki üretimiyle farkı açan isim oldu. Malachi Flynn ilk çeyrekte Cedi ile birlikte skoru sırtladı. Pota altında ise Philadelphia 76ers formasını da giyen Adem Bona, 8 sayı ve 10 ribauntla çift-çifte yaklaşan bir performans sergiledi. Bir maçta altı oyuncunun çift hanelere çıkması, bu kadronun ne kadar dengeli olduğunun en somut kanıtı.
- Cedi Osman: 17 sayı, takımın enerjisi ve liderliği
- Onuralp Bitim: 17 sayı, ikinci çeyrekteki kritik seri
- Adem Bona: 8 sayı, 10 ribaunt, pota altında hakimiyet
Bu tablo neden bu kadar rahat kuruldu?
Aslında Eylül penceresindeki bu görüntü tek başına gelmedi. 12 Dev Adam, 2025 yazında EuroBasket’te finale kadar çıkıp Almanya’ya 88-83 kaybederek gümüş madalya kazanmıştı. O turnuvada Ataman turnuvanın en iyi antrenörü seçilmiş, Alperen Şengün ve Cedi Osman etrafında şekillenen kadro ülkeyi 24 yıl sonra bir final akşamına taşımıştı. Yani elemelere gelen bu takım, zaten üst düzeyde oynamaya alışmış, oturmuş bir yapıydı.
Elemelerin FIBA takviminde oynanması, Ataman’a rotasyonu geniş tutma imkanı verdi. Kadro derinliği o kadar iyi ki, farklı pencerelerde farklı isimler öne çıkabildi ve seri hiç kesilmedi. Bu, bir sonraki büyük hedef olan Dünya Kupası provası için de değerli bir laboratuvar. Genç oyuncuların yük altında tecrübe kazanması, milli takım havuzunu gelecek yıllara hazırlıyor.
Ataman’ın kariyer istatistikleri de bu tabloyu destekliyor. Milli takımın başında yüzü aşkın maça çıkan tecrübeli antrenör, galibiyet oranını sürekli yukarı çekiyor. Onun kurduğu hızlı ve paylaşımcı hücum anlayışı, elemelerdeki yüksek sayı ortalamalarının da temel sebebi. Rakip savunması kurulmadan hızlı hücuma çıkmak ve topu iyi dağıtmak, artık bu takımın karakteri haline geldi.
Tarihsel bağlam
Türkiye, tarihinde beş kez Dünya Kupası’na katıldı ve son katılımı 2019’daydı. Ev sahibi olduğumuz 2010 Dünya Şampiyonası’nda kazanılan gümüş madalya ise hala en parlak hatıralardan biri. 2027’de Katar’da oynanacak turnuvaya bu kadar erken kilitlenmek, o çizgiyi yeniden yakalama iddiasının altını çiziyor. Turnuva 27 Ağustos ile 12 Eylül 2027 tarihleri arasında oynanacak.
Bundan sonrası: rehavet değil, planlama
Vize alındıktan sonra kalan eleme maçları sportif sonuç açısından belirleyici olmaktan çıkıyor, ancak Ataman’ın bu maçları boş geçmeyeceği ortada. Kalan dört karşılaşma, rotasyonu denemek, yeni isimlere süre vermek ve takım kimyasını korumak için ideal bir zemin sunuyor. Asıl mesele artık Katar’a hangi kadroyla ve hangi oyun kimliğiyle gidileceği.
Öne çıkan başlıklar şöyle sıralanabilir:
- Şengün ve Cedi ekseninde kurulan çekirdeğin sağlıklı kalması
- Adem Bona gibi pota altı seçeneklerinin milli takıma tam entegrasyonu
- Onuralp Bitim benzeri kanat oyuncularının forma rekabetini yükseltmesi
- EuroBasket finaliyle gelen özgüvenin Dünya Kupası’na taşınması
Sonuç olarak Eylül penceresi, 12 Dev Adam için bir dönüm noktasından çok bir teyit oldu. EuroBasket’teki gümüş madalyanın tesadüf olmadığını, bu takımın seri kazanmayı alışkanlık haline getirdiğini gösterdi. Bilet cepte, gözler artık Katar’da. Ve bu kadro, oraya sadece katılmak için gitmeyecek gibi duruyor.